Oyun, çocuğun ilk dili; merakın, dostluğun ve öğrenmenin en neşeli hâlidir. Bir çocuğun kahkahası bazen bir tebeşir çizgisinde, bazen bir mendilin peşinde, bazen de "yer lav!" diye haykırdığı bir hayal adasında yankılanır. Bu kitap, tam da o kahkahayı çoğaltmak için yazıldı: Ekranların ışığını bir süreliğine kısıp çocukluğun doğal ışığını yeniden parlatalım diye.
Teknolojiyi "kötü" ilan etmiyoruz; sadece dengeyi hatırlatıyoruz. Ekransız oyunlar; bedeni hareket ettirir, duyguyu düzenler, dikkati güçlendirir, hayali kanatlandırır. Kucaklaşmanın sıcaklığını, birlikte çözmenin sevincini, kaybettiğinde yeniden denemenin cesaretini öğretir. Birlikte koşarken nabız, birlikte düşünürken zihin, birlikte gülerken kalp güçlenir.
Bu kitapta 100 oyun bulacaksınız. Çoğu hiçbir malzeme istemez; isteyenler de evde kolayca bulunur ya da el yapımı hazırlanır. Oyunların her biri; kısa, anlaşılır ve neşeli bir dille anlatıldı. Amacımız, "Hadi hemen başlayalım!" dedirten pratiklik. Oyunların tonunu yaş gruplarınıza, alanınıza ve zamanınıza göre esnetebilirsiniz. Aynı oyun, küçükler için basitleştirilip güvenli alan daraltılarak; büyükler için kurala minik sürprizler eklenerek zenginleştirilebilir.