Elinizdeki kitap, rakamlardan değil, insanların yüreğinden yazıldı. Banka ekstrelerinde yan yana dizilen soğuk sayılar, bu sayfalarda birer yüz, birer nefes, birer hikâyeye dönüştü. Çünkü kredi kartı denen o küçük plastik parçası, yalnızca bir ödeme aracı değil; çoğu zaman kaygılarımızın, yalnızlığımızın, gösteriş baskısının, "çocuk mahcup olmasın", "bir kere düğün yapıyoruz" cümlelerinin görünmeyen ortağı hâline geldi.
Bu kitapta; puan uğruna dağılan ev bütçelerini, marka bir ayakkabının altında ezilen anne ellerini, emekli ikramiyesini takside boğulan babaları, sağlığı için borca gömülen çocukları, mahalle bakkalının veresiye defteriyle banka icrası arasında sıkışan onurunu bulacaksınız. Her hikâye, "Ben de böyle bir telefon aldım", "Bizim de düğünümüz böyle olmuştu", "Ben de asgariden asgariye koştum" diyen nice sessiz itirafın edebî bir yankısıdır.