"Haritalarda bulunmayan bir ülke burası: Yokluk Ülkesi. Sınırları sessizlikle çizilmiş, mevsimi daima yağmur öncesi..."
Bir ofis masasının sıradanlığında başlayan, ancak yıldızların yörüngesinde yankılanan imkansız bir çekim.
Petrikor. Yağmurun toprağa düştüğü o ilk anın kokusu...
Peki, ya sığındığın o sonsuz gökyüzü aslında dört duvar arasındaysa?
Ya kurduğun tüm galaksiler, bir fincan soğumuş kahvenin buharında hapsolmuşsa?
Petrikor,
suskunlukla kurulan bağların,
yarım kalan cümlelerin
ve insan zihninin kendi içinde oluşturduğu gezegenlerin romanı.
Bu hikayede isimler yok, hissettiğiniz yere kendi isminizi yazın diye...
Bu hikayede büyük olaylar yok.
Sadece his var.
Ve bu ülkenin kapısı ancak hissedebilenler için açılıyor.