Pencere önlerindeki saksılarda bir nankörlük. Bir nisancılık. Kışa karşı. Bahçeler desen dünden razı. Başları göğe ermiş. Gecelerde damıtılmış bir dişilik. Ilık bir şeyler. Açıklaması zor. Çarşaflarda bir kırışma. Şehir, başına gelecekleri kavrayamıyordu bir türlü. Yaprak yaprak kuşatıldı. İçgüdüsel bir teslimiyet. Uyuşturulmuş bir aslan. Kış yaşlanmış ve yıpranmıştı şüphesiz. Sahip olduğu bütün iyi ve güzel şeyler elinden alınıyordu bir bir. Nisan tarafından.
İnsan ruhu, hayatın sert rüzgârları karşısında bükülen ama her şeye rağmen kendi gerçeğini arayan derin bir muammadır. Ayşe Ay, okuru hayatın kalabalığı içinde sesini kaybetmiş duyguların, içsel hesaplaşmaların ve insan ilişkilerinin en kırılgan anlarıyla buluşturuyor.
Güçlü gözlem yeteneği ve şiirsel bir dille işlenen bu öyküler, tüm zorluklarına rağmen hayatın gizli güzelliklerini satır aralarında hissetmek isteyenleri sarsıcı bir sahicilikle baş başa bırakıyor.