Bir insanı en yakından tanıyan kimdir? Annesi mi, babası mı, kırk yıllık eşi mi? Ya hiçbiri değilse? Ya onu en iyi bilen, koltuğunun altındaki değnekse?
Yoldaş ve Sahip, on aylıkken bacağı felç kalan bir bozkır çocuğunun hikâyesini, ona ömür boyu eşlik eden yoldaşının dilinden anlatıyor.
Yetmişlerin köy odalarından seksenlerin darbe sabahlarına, pancar tarlalarından fakülte sıralarına, öğretmenlik yollarından geriye dönülen memlekete uzanan bu yolculukta bir yanda kırılan gururlar, öte yanda kimseye eğilmeyen bir baş var.