Bazı felaketlerde insanı hayatta tutan yalnızca güçlü eller değil, doğru anda söylenen doğru bir cümledir.
24 Ocak 2020 gecesi Elazığ'da yer sarsıldığında sadece binalar yıkılmadı; güven, zaman ve hayatın alışılmış düzeni de bir anda enkaza dönüştü. Enkaz başlarında yükselen feryatlar, kurtarma ekiplerinin kısa ve hayati komutlarıyla birleşirken insanlar aynı gerçekle yüzleşti: Bazen anlaşılmayan tek bir kelime, hayatla ölüm arasındaki mesafeyi belirleyebilir.
Selami Hoca, yabancı kurtarma görevlisi Washington Were ve sessiz kahramanlar KITMİR 1 ile KITMİR 2, yıkıntıların arasında yalnızca can aramaz. Onlar aynı zamanda korkuyla cesaret, çaresizlikle umut ve farklı diller arasında görünmez bir köprü kurarlar.
"Geri çekilin."
"Ses çıkarmayın."
"Kıpırdamayın."
"Buradayız."
Bu kitapta İngilizce, sınıf sıralarına sıkışmış bir ders olmaktan çıkar; enkazın başında verilen bir emre, karanlıkta bekleyen bir insana ulaşan teselliye ve bazen bir hayatın kurtulmasını sağlayan en önemli araca dönüşür.
Enkazın Dili, 24 Ocak Elazığ depreminin acısını, insan dayanışmasını ve afet anlarında doğru iletişimin önemini etkileyici hikâyelerle bir araya getiren sıra dışı bir eserdir.
Çünkü bazen enkazın altından yükselen en güçl ses, umudun dilidir.
Deprem anında dil bilmek, bazen hayat bilmektir.