Büyük Fatihler Şehri: TRABZON...
Dört mevsimi koynunda uyutan şehir...
TRABZON...
Tarih öncesinden bugüne değin saltık ve savaşçı halkların şahsiyetini çelikleyen boran boran dağların, soylu gürgen ve meşe vadilerinin, salkım salkım çamlık tepelere yaslanan zümrüt yeşili yaylaların, Proto-türklerin bakiyesi olan Kimmerlerin, Kumanların, Tibarenlerin, İskitlerin, Elamların, Avarların, Kıpçakların, Çepnilerin ve Sakaların at koşturup yurt tuttuğu Karadeniz'in pây-i tahtıdır TRABZON.
Fatih'in fethettiği ve bir süre Osmanlı İmparatorluğu'nu buradan yönettiği, Yavuz'un tahta çıkana
kadar burada 'Valilik' yaptığı ve oğlu Muhteşem Kanunî'nin burada doğduğu Büyük Fatihler şehridir TRABZON.
Büyük Osmanlılar kadar, Selçukyanın, Doğu Roma'nın ve Kãdîm İran'ın efsûnlu bir rüyâsıdır Trabzon. Bir liman şehri olarak bir çok medeniyete başkentlik yapmış nâdir şehirlerdendir TRABZON.
Antik zamanlardan beri seyyâhların, tâcirlerin, fâtihlerin ve saltık savaççıların gözdesi... Doğal ve antik bir liman şehri... Pastoral kültürün neşîdesi... Folklorun şahikası ve Horonun başkenti...
Trabzon...
Hem denizlere sevgili... Hem yaylalara nigehbân... Ladin, gürgen ve meşe ormanlarına sinedâr... Irmakları ve göze suları ise billur gibi âb-ı revân... Vakıâ, ülkemizin her beldesinde nice nice zenginlikler vardır. Ama siz Trabzon'da bakır, demir, krom, kömür, altın, gümüş ve benzeri madenleri aramayın!
Çünkü, bir şahsiyet madenidir TRABZON. Buradan 'Görklü Adamlar' çıkar. Soylu 'Analar'... Anadolu'nun harcı olan 'Bacılar'... Kahraman 'Mehmetçikler'... Temeller, Dursunlar, Fadimeler... Ve daha nice nice cangâver uşaklar... Hâsılı, atalarımızın yurt tuttuğu derbendli Küçük Asya'dır TRABZON.